Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
alt çenesi oynamak
Anlamı:

1. rüşvet alıp yemek


alt cins
Anlamı:

1. isim , isim , biyoloji , biyoloji , isim , isim , biyoloji , biyoloji , Bir cins içinden ayrılan ikinci derecedeki cins


alt değirmen güçlü akar
Anlamı:

1. `kaynakları eski ve bol olan kuruluşlar sağlam ve verimli olur` anlamında kullanılan bir söz


alt deri
Anlamı:

1. isim , isim , anatomi , anatomi , isim , isim , anatomi , anatomi , Üst derinin altında bulunan ikinci tabaka, hipoderm

2. bitki bilimi , bitki bilimi , bitki bilimi , bitki bilimi , Bazı gövde ve yaprakların üst derilerinin altında bulunan, çoğu kez hücre zarları kalınlaşmış özel doku, hipoderm


alt diş
Anlamı:

1. isim , isim , anatomi , anatomi , isim , isim , anatomi , anatomi , Alt çene üzerinde sıralanmış dişlerin her biri


alt dudak
Anlamı:

1. isim , isim , anatomi , anatomi , isim , isim , anatomi , anatomi , Dudaklardan altta bulunanı

2. hayvan bilimi , hayvan bilimi , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Böceklerin ağız sisteminde bulunan alt parça


alt etmek
Anlamı:

1. üstünlük sağlamak, yenmek

Örnek:

1. Sanatı kendi şartları, kendi ölçüleri içinde alt etmeye yanaşmadıkça gerçek sanatkâr olmaya imkân yok.

1. Sanatı kendi şartları, kendi ölçüleri içinde alt etmeye yanaşmadıkça gerçek sanatkâr olmaya imkân yok.


alt familya
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Bir familyanın içinden ayrılan ikinci derecede bir familya


alt geçit
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Trafik akışını kesmemek için bir yolun altından geçirilen geçit, battıçıktı, batçık


alt gerilim
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , En düşük atanmış değerin altındaki gerilim değeri


alt güverte
Anlamı:

1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , isim , isim , denizcilik , denizcilik , Gemilerde güvertelerden altta bulunanı


alt hava yuvarı
Anlamı:

1. isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , Dünyamızı kuşatan atmosferin 10 kilometre kalınlığında olan alt katmanı


alt ırk
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Aynı ırk içinde yetiştirme amacına ve çevreye bağlı kalınarak değişime uğratılmış ve bu yolla ırk içinde özellikle fizyolojik nitelikleri bakımından kalıtsal sapma gösteren hayvan topluluğu


alt karşıt
Anlamı:

1. isim , isim , mantık , mantık , isim , isim , mantık , mantık , Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tikel olumlu, öbürü tikel olumsuz, karşı karşıya konmuş iki önermeden her biri: `Bazı insanlar bilgindirler` ile `Bazı insanlar bilgin değildirler` gibi


alt kat
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir yapının veya aracın katlarından altta olanı

Örnek:

1. Bir evin alt katında tek bir pencere aydınlıktı.

1. Bir evin alt katında tek bir pencere aydınlıktı.


alt katman
Anlamı:

1. isim , isim , toplum bilimi , toplum bilimi , isim , isim , toplum bilimi , toplum bilimi , Toplum içinde yer alan ve daha düşük değerlere sahip olan sınıf

Örnek:

1. Yaşayışıyla konağa bağlıyken, gönlüyle alt katmanların trajik yaşamlarına eğilecektir.

1. Yaşayışıyla konağa bağlıyken, gönlüyle alt katmanların trajik yaşamlarına eğilecektir.


alt kavuşum
Anlamı:

1. isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , Dünya, gezegen Güneş dizilişinde gezegenin konumu


alt kurul
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Belli bir konuyu ele almak amacıyla bir kurul içinden birkaç kişi seçilerek oluşturulan kurul, encümen, komisyon, komite

2. Meclis veya herhangi bir kurultayda bazı konuları inceleyerek varılan sonuçları tartışılmak için genel kurula getirmekle görevli, milletvekilleri arasından oluşturulan yardımcı kurul, yarkurul, encümen, komisyon, komite


alt olmak
Anlamı:

1. yenilmek


alt perdeden konuşmak
Anlamı:

1. hafif sesle yavaş konuşmak

Örnek:

1. Gözlerini süze süze alt perdeden, tane tane konuşur.

1. Gözlerini süze süze alt perdeden, tane tane konuşur.


alt sınıf
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir sınıf içinden ayrılan ikinci derecedeki sınıf

2. toplum bilimi , toplum bilimi , toplum bilimi , toplum bilimi , Toplumda sosyal ve ekonomik açıdan gerilerde kalan insan topluluğu


alt şube
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir şube içinde kurulan ikinci derecedeki şube


alt tabaka
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Tabakalardan altta bulunanı

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Halkın bilgisiz tabakası, avam


alt takım
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir takım içinde oluşturulan ikinci derecedeki takım


alt tarafı
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Olup olacağı, alt yanı, altı üstü

Örnek:

1. Alt tarafı iki biblo ile bir halı, her zaman satın alınabilir.

1. Alt tarafı iki biblo ile bir halı, her zaman satın alınabilir.